12 Nisan 2013 Cuma

Ali Mezarcıoğlu / Romanlar, Romanlar İçin Ne Yapmalı?


Roman toplumu çok hareketli. İnsanlarımız konuşuyor, düşünüyor, tartışıyor. Herkes kendi cephesinden Romanların, Romanların geleceği için ne yapması gerektiğini sorguluyor. Bu tartışmaya biz de kendi cephemizden katılacağız. Kardeşlerimizle paylaştığımız düşüncelerimiz şüphesiz ki sadece kendimizi bağlıyor. Kimseyi yargılamadan, yadırgamadan bizce neyin doğru neyin yanlış olduğunu ifade edeceğiz.



Bugün itibarıyle Türkiye Romanlarının önünde 2 yol durmaktadır. Bunlardan biri projecilik, diğeri ise el birliği ile Medya Roman'ı büyütmektir. Biz tahmin edebileceğiniz gibi projeciliğe karşıyız, Medya Roman'ı destekliyoruz. Ama bu demek değildir ki Romanların sorunlarına projecilik yoluyla çözüm bulunabileceğini düşünen dostlarımıza, kardeşlerimize düşmanlık besliyoruz. Haşa! Onlar kendi bildikleri gibi ellerinden gelenin en güzelini yapacak, bizler de. Bizler onlara saygı duyacağız, onlar da bize.

Neden Projeci Değiliz?
İlk önce nedir projecilik, tartışmaya bu soruyu yanıtlayarak başlayalım. Projecilik normalde kamu kurumları ve belediyelerin yapması gereken kimi hizmetleri; akademik kuruluşların yapması gereken kimi araştırmaları gerçekleştirmek için, Avrupa Birliği, uluslararası fon kuruluşları, siyasi partiler ya da devletten para alan derneklerin bu işleri kendilerinin yapmaya çalışmasıdır. Bazı durumlarda çok yararlı projeler ortaya atılmakta, projeler yapan Roman dernekleri hayırlı işlere imza atmaktadırlar. Lakin en hayırlı projenin bile uzun vadede Romanlar için son derece tehlikeli olan sonuçları bulunmaktadır.

Dernek yönetimlerinin başında doğal olarak belli sayıda insan bulunmaktadır. Bu insanlar genelde dernek başkanı ve akrabaları ya da Roman mahalleleri içerisindeki belli bir çevreyi temsil eden kişilerdir. Hayırlı ve gerekli dahi olsa herhangi bir konuda proje yapıldığında genellikle dernek yönetimi içerisinde bir ya da birkaç kişi küçük de olsa bir maaş almaya başlar. Çok geçmeden yönetim kurulunun içindeki diğer üyeler ve derneğin dışında kalan mahalle halkı bu durumdan rahatsız olur. Dışarıdan bakanlar dernekleri bir kazanç kapısı olarak görür, dedikodu alır başını gider.

Çoğu dernek bu duruma dayanamaz. Dernekler bölünür. Üyeler birbirine düşer. Kimileri de makam mevki sevdasıyla birbirleriyle başkanlık yarışı yapmaya başlar. Sonunda bir bakmışsınız ki topu topu 1000 kişinin yaşadığı bir mahallede 4-5 dernek kurulmuş, dernekler birbirine düşmüş. Çoğu dernek daha hiç proje yapamadan, başka derneklerin projeleri hakkında konuşurken birbirine düşer. Herkes ayrı bir dernek kurup, kendi projesini yapmak umuduyla yanıp tutuşur. Bu koşullar altında genellikle iyi niyetli olan insanların arası açılmakta ve Roman toplumunun içerisinde gereksiz kırgınlıklar oluşmaktadır.

Bütün bunların sebebi Romanların çok yoksul bir halk olmasıdır. Böyle yoksul bir halkın içerisinde belli kişilere normalde kamu kurumlarının yapması gereken hizmetleri yapmaları için para verilirse dedikoduların çıkması, insanların birbirine düşmesi son derece doğaldır. Çare? Çare Avrupa Birliği ya da uluslararası fon kuruluşları tarafından ayrılan paraların doğrudan doğruya devlet tarafından kullanılması ve mahallelere Romanların ihtiyaçlarına uygun yatırımlar yapılmasıdır. Dernekler de, Romanların ileri gelenleri de bu konuda devlete gönüllü olarak danışmanlık yapabilirler.

Neden Medya Roman?
İşte tüm bu nedenlerden ötürü biz projeciliğe karşıyız. Karşıyız ama başta da söylediğimiz gibi proje yapan kardeşlerimize saygı duyuyoruz. Kendi bilecekleri iştir. Allah yollarını açık etsin. Elbette bizim de kendimize göre bir yolumuz var. Biz de Romanların geleceği için bir düşünceye sahibiz.

Biz Romanların derdinin dermanının Medya Roman olduğuna inanıyoruz. Çağımızda en büyük iletişim aracı internet, internetin en iyi kullanım biçimi yurttaş gazeteciliğidir. Yurttaş gazeteciliği vatandaşın kendi derdini tasasını kendisinin anlatması; sesini kendi basını üzerinden duyurmasıdır. Medya Roman romanların sesidir. Romanlar, derdini tasasını çilesini kendi medyaları Medya Roman üzerinden anlatır.

Medya Roman'da elini taşın altına koymak isteyenlerin ilk bilmesi gereken, Medya Roman'da gönüllülüğün esas olduğudur. Karşılık beklemeksizin, Roman toplumunun gelecek kuşaklarının daha iyi şartlarda yetişmesi için çalışma kararlılığında olanlar Medya Roman'da her zaman kendilerine yer bulabilirler.

Medya Roman'ın ilk amacı Romanların sesini duyurmaktır. Çeşitli kanallardan bize ulaşan ya da doğrudan doğruya mahallelerimizde tanık oldukları gelişmeleri bizlerle paylaşan insanlarımızın haberleri sitemiz üzerinden kamuoyuna ulaştırılır. Hem yerel yöneticiler hem devlet yetkilileri hem de kamuoyunun her kesimi sitemiz üzerinden Roman toplumu ile ilgili haberleri öğrenir. Böylece başka kanallardan ifade edemediklerimiz bu zemin üzerinden kamuoyuna aktarılır. Medya Roman gönüllüleri mahallelerinde, ilçelerinde sürekli birbirleriyle sohbet eder, tartışır; ilçelerinin, mahallelerinin sorunlarını tespit ederler. Bunlarla ilgili insanlarımızın düşüncelerini alır, kamuoyuna yansıtmamız için siteye ulaştırırlar.

Medya Roman'ın ikinci amacı Roman kültürünün en doğru biçimiyle diğer toplum kesimlerine tanıtılmasıdır. Romanların yaşadığı pek çok sorunun kaynağında çeşitli toplum kesimlerinin toplumumuzu yanlış tanıması yatmaktadır. Bizim hakkımızdaki hurafe ve ön yargılar nedeniyle aslında canımız ciğerimiz öz kardeşimiz olan diğer toplum kesimleri bizlere mesafeli yaklaşmaktadır. Medya Roman kültürümüzün en güzel özelliklerini yansıtarak bu mesafeyi yakınlığa dönüştürmeyi hedefler.

Medya Roman Romanların birbirini tanımasına vesile olur. Farklı illerde, ilçelerde, mahallelerde yaşayan Romanlar sitedeki haberler üzerinden birbirlerinin dertlerini, adetlerini, umutlarını ve gelecekten beklentilerini öğrenir. Medya Roman aynı zamanda Romanlar arasındaki bir birlik köprüsüdür.

Türkiye Romanları Dünyaya Örnek Olacak
Romanlar herkesin bildiği gibi sadece Türkiye'de yaşamıyor. Başta Balkanlar olmak üzere Avrupa'nın her yerinde Romanlar vardır. Medya Roman'ın İngilizce bölümü üzerinden Türkiye Romanları dünyaya, dünya Romanları Türkiye'ye açılmaktadır. Kimi insanlarımız çeşitli nedenlerle bundan endişe duyuyor. Bu endişenin yersiz olduğunu, Türkiye Romanlarının dünyaya açılmaktan korkmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Türkiye Romanlarının Balkan ve Avrupa Romanları ile temas etmesinin, farklı ülkelerdeki Romanların birbirlerini tanımasının Türkiye Romanlarının dini inançlarına, ülkelerine olan bağlılıklarına zarar vereceği korkusunu taşıyanlarımız var. Oysa ki bu konularda kendimize güvenmemiz gerekiyor. Dinine güvenenin dininden çekincesi olmaz. Romanların vatan sevgisinden kimse şüphe edemez. Üstelik bugün itibarıyla Türkiye kendi bölgesinde, özellikle de Balkanlarda sevilen sayılan bir ülkedir. Eğitim ve ekonomi alanındaki gelişmeler Balkanlarda hem Romanların hem de Balkanların diğer halklarının giderek daha fazla yüzlerini Türkiye'ye dönmesine neden olmaktadır. Pek çok açıdan örnek alınan bir ülke olan Türkiye'nin, Balkan Romanlarını etkilememesi mümkün değildir. Hiç şüphe yok ki bu etki Türkiye Romanları üzerinden olacaktır. Özellikle hem Türkçe hem de Romanes konuşan Balkan Romanları hali hazırda bizleri yakından izlemekte, pek çok açıdan Türkiye Romanlarının müziğinden, kültüründen ve yaşam biçiminden etkilenmektedir.

Türkiye hem Romanların birliği hem de komşularıyla kardeşçe, huzur içinde yaşaması açısından Balkan Romanlarına iyi bir örnek teşkil edecektir. Irkçılığın alıp başını gittiği, kardeşin kardeşe kıydığı Balkanlarda, bu konudaki bazı küçük aksaklıkları halledebilmiş bir Türkiye tüm bölge için gerçek bir hazinedir. Özellikle 14 Mart Romanlar toplantısı sonrası, Türkiye Romanları ile ilgili gelişmeler Balkanlarda büyük bir dikkat ve ciddiyetle izlenmektedir.

Balkan ve Avrupa coğrafyasındaki 15 milyon Romanın burada bir umut ışığı gördüğünün müjdesini verirken en ufak bir tereddüt hissetmiyoruz. 8 Nisan 1971 yılında Londra'da yapılan 1. Dünya Romanlar Kongresi, dünya Romanları için ne kadar önemliyse 14 Mart 2010 tarihinde İstanbul'da yapılan, Türkiye ve dünya Romanlarının birbirlerini tanıyıp kucaklaşma fırsatı bulduğu Roman toplantısı da o kadar önemli olmuştur. Bu toplantının önemi ve etkileri önümüzdeki on yıllarda çok daha iyi anlaşılacaktır.

Durum meydanda. Türkiye Romanlarının Balkan ve Avrupa Romanları ile kucaklaşmasından çekinmemek gerekiyor. Elbette Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Romanlar kimseye tabi olacak değildir. Ama dünyanın kucaklaştığı bu çağda Romanların devekuşu gibi kafalarını kuma gömüp dünyadan habersiz yaşaması da mümkün olamaz. Ayaklarımızı vatan topraklarına sımsıkı bastığımız sürece dünyaya açılmaktan korkmamalıyız.

Romanlar, Romanlar İçin Medya Roman'ı Desteklemeli
Kişisel hiçbir beklenti içerisine girmeksizin; makam, mevki ve çıkar peşinde koşmayan tüm insanlarımızı Medya Roman'a gönüllü olmaya çağırıyoruz. İşinizden gücünüzden artan kalan zamanlarda çocuklarınızın geleceği için yapabileceğiniz bir şeyler var.

-Önce www.medyaroman.org sitesine girin. Siteye gönüllü olun.
-Mahallenizde siteyi, sitenin amaçlarını anlatın.
-Mahallenizde, ilçenizde ve ilinizde Romanlarla ilgili gelişmeleri bizlerle paylaşın. Site üzerinden Türkiye ve dünya kamuoyuna ulaşın.
-Mahallenizde, ilçenizde ve ilinizde diğer site gönüllüleri ile sohbet edin, tartışın. Mahallenizin, ilçenizin ve ilinizin Romanlarla ilgili temel sorunlarını tespit edin. Yaşadığınız bölgelerde diğer toplum kesimlerinde Romanlar hakkında mevcut bulunan yanlış düşünceleri ortaya çıkarın. Bunları bizlerle paylaşın.
-Mahallenizde, ilçenizde ve ilinizde Romanların düğünlerini, adetlerini ve her türlü geleneklerini bizlerle paylaşın. Düğün görüntülerini, şarkıları, bölgenizde konuşulan Roman diline ait güzellikleri sitemiz üzerinden kamuoyuna aktarın.

Böylece hem farklı bölgelerdeki Romanlara hem de Roman olmayan toplum kesimlerine kültürünüzü tanıtmış hem de Romanlarla ilgili yanlış düşüncelerin aşılmasına katkıda bulunmuş olun. Böylece iyi hesaplanmamış kentsel dönüşüm uygulamalarından önyargıların getirdiği acılara kadar tüm sorunları yetkililerin ve kamuoyunun anlamasına yardımcı olun. Bunlar bugünden yarına çözülmeyek. Ama bizler sesimizi duyurduğumuz müddetçe her geçen gün haklılığımız biraz daha iyi anlaşılacak, her geçen gün bizi tanımayan toplum kesimleri ile biraz daha kaynaşacak, biraz daha kardeş olacağız.

Bizler Medya Roman'ı kurduk ve insanlarımızın hizmetine sunduk. İnsanlarımız da sitemize sahip çıkıp, site gönüllüleri olarak daha geniş kesimlere ulaşmamıza katkı sunarlarsa toplumumuza mensup kardeşlerimizin önünü kesen önyargıların her alanda aşılması mümkün olabilir. Çağrımız gönüllülüğü gönülden benimsemiş, insanları için bir şeyler yapmak isteyen tüm kardeşlerimizedir.
Romanlar, Romanlar için Medya Roman'da buluşmalı.  

1 yorum:

  1. Çok doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız.İlgi ile okudum başarılarınızın,paylaşımlarınızın devamını dilerim.Dayanışmayı elden bırakmamak lâzımdır.Bol destekli günler,sevgiler.

    YanıtlaSil